Yapay Zeka Sanılan Müzikal Oluşum: Ankara Echoes!
- 21 Oca
- 3 dakikada okunur

Bu grubu ilk gördüğümüzde, şarkıların havası ve enerjisinden çok etkilensek de, sanki Altın Gün ve Gökçe Kılınçer gibi sanatçıların müzikleri harmanlanıp yapay zekâya yaptırılmış 'sahte' bir grupmuş gibi düşünmeden edemedik.
Açıkçası biz Ankara Echoes grubunu yaklaşık 1 ay önce, Instagram’a ilk gönderimizi paylaşırken keşfettik. Bu gönderiye farklı bir müzik koyalım, Ankara’dan olduğumuzu belli edelim ama kimsenin bilmediği özgün bir şarkı olsun diye “Yeri Gelir” parçasını eklerken denk geldik. Spotify’dan incelediğimizde ise 12 Eylül’den bugüne 40’tan fazla şarkıyı single olarak yayınladıklarını gördük. Kendilerini bizim gibi Aralık–Ocak aylarında keşfeden birçok kişi, hem kısa sürede çıkan bu kadar fazla single’dan hem de Spotify’daki tüm şarkı kapaklarının yapay zekâ ile hazırlanmış olmasından dolayı grubu çoktan “yapay zekâ” etiketiyle anmaya başlamıştı bile.
İşte tam bu noktada Ankara Echoes, hiç beklenmedik bir şekilde 22 ve 23 Ocak tarihlerinde Babylon İstanbul’da, 31 Ocak Cumartesi günü ise Holly Stone Ankara’da organize ettikleri konserlerle bizleri şaşırtmayı ve heyecanlandırmayı başardı. Tabii bizim gibi birçok kişi soluğu Instagram’da aldı. Grubun Instagram içeriklerini incelediğimizde yaşadığımız şaşkınlık ise tarifsizdi… Gelin, size biraz bu oluşumdan bahsedelim.
Ankara Echoes, 6 Eylül’de Instagram üzerinden kendilerini; siyah giyimli, ikisi beyaz maskeli, ikisi ise yüzsüz dört insanın yer aldığı yapay zekâ görseliyle bir “müzik kolektifi” olarak tanıtmış ve “müzik grubu” olarak tanımlanmayı reddetmişti. Kendilerini, 70’ler Anadolu rock havasının modern ezgilerle harmanlanmasıyla oluşan bir kolektif olarak konumlandırdılar. Instagram’da paylaştıkları gönderiler ise ağırlıklı olarak İstanbul sokaklarından doğal ve sanatsal görüntüler içeren amatör kliplerden ibaretti. İlk gönderiler hâlâ yapay zekâ hissini vermeye devam ediyordu.
Ancak Ekim ayında Ankara Echoes, takipçilerinin bu yapay zekâ şüphelerini fark etmiş olacak ki şarkıların stüdyo kayıt videolarını da paylaşmaya başladı ve konserleri duyurana kadar stüdyo kayıtlarını sanatsal kliplerle harmanlayarak içerik üretmeye devam etti. Bu noktada, bir müzik kolektifinin bir müzik grubundan farkına değinmeden edemeyeceğim. Aslında Ankara Echoes’u diğer gruplardan ayıran da tam olarak bu. Mertkan Erkan, kendisi hem bireysel müzisyen-besteci hem de oyuncu olarak kariyerine devam eden bir sanatçı ve bu oluşumu kuran kişi olsa da; her şarkıda birbirinden yetenekli farklı sanatçılar stüdyoda bir araya gelerek karşılıklı beğendikleri şarkıları üretiyor ve geliştiriyor. Belki de bu kadar çok single çıkmasının sebebi de bu: çalmayı sevdikleri türler benzer, ruhları ortak birçok insan mevcut. Bu sayede kolektif sürekli aktif, esnek ve canlı kalıyor.
Kısacası Ankara Echoes, gerçekten de 2026’da karşımıza hiç ummadığımız, hayal etmediğimiz bir konseptle çıktı ve gönüllerimizi fethetmeyi başardı. Rock ve alternatif müziğin düşüşe geçtiği, kaliteden yoksun şarkıların durmadan popülerleştiği bu dönemde kulaklarımıza adeta ilaç gibi geldi.
Ancak ne kadar övsek de kendilerini gömmeden bırakmayız. Öncelikle bu kadar yoğun yapay zekâ görsel kullanımı bizce olmamış. Bu durum, son derece doğal ve nostaljik bir hava sunan müziği yapaylaştırmış ve yapılmak istenen işin amacından uzaklaştırmış. Yapay zekâ elbette işleri kolaylaştırmak ve hızlandırmak için bir mix ve mastering aracı olarak kullanılabilir; ancak bir grubun görsel kimliği bunun üzerine kurulmamalı. Bundan sonra görseller daha gerçek, daha el yapımı olursa bu grupla kuracağımız bağların daha da derinleşebileceğini düşünüyoruz.
Ankara Echoes, günümüzde albüm popülerliği ne yazık ki azalmış ve çoğu sanatçı single’lara yönelmiş olsa da “Echoes of Anatolia” isimli bir albüm çıkarmayı da ihmal etmemiş. Açıkçası biz, her albümün bir karakteri ve hikâyesi olduğuna inanıyor; sanatçıların yayınladıkları şarkıları bir albüm çatısı altında kompozisyonlaştırmalarını daha değerli buluyoruz. 40’tan fazla single’a karşılık yalnızca 5 şarkılık bir albüm biraz sönük kalmış. Umarız ürettikleri diğer single’lar da bir noktada bu albüm gibi bir kompozisyona oturtulur ve hikâyeleriyle birlikte karşımıza çıkar.
Cızzt ekibi olarak grubun konserlerini merakla bekliyoruz ve gelişimlerini heyecanla takip etmeyi sürdüreceğiz. Umarız geçmiş ile bugünü harmanlayan yeni bir Anadolu rock türünün öncüsü olurlar ve bu doğrultuda daha fazla kaliteli grupla karşılaşırız. Konserlerde görüşmek üzere!


